Yeni bir vali ve taze bir başlangıç
Kırk yılı aşan meslek hayatımda, tahminin o ki otuzdan fazla vali geldi ve gitti Erzurum’dan…
Seksenli yılların başında mesleğe merhaba demiştim.
Türkiye’nin en sıkıntılı ve zor günleriydi.
Hukuk rafa kaldırılmış, adalet mapus edilmiş, vicdan firara çıkmıştı.
İki pırpır bir çavuş alikıran baş kesendi.
O yıllarda bir şehirde vali olmak hiç mi hiç matah bir şey değildi.
Çünkü bütün yetki, emir ferman paşaların uhdesindeydi.
Valiler sembolikti adeta…
‘83 seçimleriyle birlikte, dört dörtlük olmasa da çok şey değişti.
Rahmetli Özal başbakan oldu, sivil bir hükümet iş başına geldi ve devlet kurumları sıkıyönetim cenderesinden kurtulmaya başladı.
‘84’te mahalli seçimler yapıldı.
Sivil kişiler seçilerek belediye başkanı oldular.
(Askerlerin görevden almadığı nadir belediye başkanlarından biri olan rahmetli Nihat Kitapçı’nın yerine, ANAP’tan rahmetli Necati Güllülü seçildi.)
Erzurum’da Fevzi Yetkiner’le başlayan sivil ve demokratik vali süreci, Recep Birsin Özen’le devam etti.
Arada bir yol kazası yaşanmasına yaşandı, ama umumiyetle Erzurum’a “kötü” bir vali gelmedi.
Kimileri çok iyiydi, kimileri de fena sayılmazdı.
İçlerinde, “efsane vali” diyeceklerimiz de vardı.
Erzurum, yanıyla “merkez” diğer yanıyla da garnizon ve üniversite şehri olduğu için gelen valiler de mümkün olduğunca özenle seçilirdi.
Dediğim gibi bir iki arıza dışında bu, hep böyle oldu.
Zor zamanların valilerine şahitlik ettik.
Erzurum şu günlerde yeni valisi ile buluşmak üzere…
Son beş on yılı özetleyelim:
Ahmet Altıparmak, Erzurum’dan Denizli’ye gitti.
Okay Memiş, Gümüşhane’den Erzurum’a geldi; buradan AFAD’a başkan olarak atandı. Şimdi de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri.
Mustafa Çiftçi, Çorum’dan Erzurum’a geldi; Erzurum’dan İçişleri Bakanı oldu.
Aydın Baruş, Gümüşhane valisi iken son kararname ile Erzurum Valisi olarak atandı.
Aydın Beyin meslek kariyeri bi hayli parlak…
Bolu ve Malatya valiliği de yapmış.
Yani son derece deneyimli bir bürokrat…
Öteden beri bazı kesimler valilere ve belediye başkanlarına “kurtarıcı” nazarıyla bakarlar…
Bu çok yanlış bir görüş.
Ne vali ne de belediye başkanı kurtarıcı değildir.
İyi bir vali ve iyi bir belediye başkanı, bulunduğu şehre ivme katar, kurumlar arası diyaloğu güçlü kılar, toplumun sorunlarına çareler üretir, merkezi hükümetle uyum içerisinde görev yapar.
Olması gerekenden öte bir misyon yüklenirse hayal kırıklığı oluşur.
Aydın Baruş’u da böyle görmeliyiz.
Şu da bir gerçektir ki…
Erzurum’u seven hiçbir vali, Erzurum’dan eli boş dönmedi.
Erzurum’a şaşı bakan tek tük valiler ise, sükut-u hayale uğradı.
Ben demiyorum; tarih söylüyor.




YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.