
SDG feshedildi: Suriye'de yeni dönem ve Kürtlerin geleceği
2015'ten bu yana Suriye'nin kuzeydoğusunu kontrol eden SDG'nin resmen lağvedilerek askeri güçlerin Suriye ordusuna katılması, bölgedeki Kürtler için yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Gazete Güncel- 2015'ten bu yana Suriye'nin kuzeydoğusunu kontrol eden SDG'nin resmen lağvedilerek askeri güçlerin Suriye ordusuna katılması, bölgedeki Kürtler için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Özerk yapının sona ermesiyle birlikte silahlardan siyasal alana kayan süreçte Suriyeli Kürtlerin geleceğini; yeni yönetimin vaat ettiği vatandaşlık hakları, Kürtçe eğitim ve ana dilde temsil gibi anayasal güvencelerin sahada nasıl karşılık bulacağı belirleyecek.
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Lideri Mazlum Abdi, 25 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla 2015 yılından bu yana ülkenin kuzeydoğusunu kontrol eden yapının resmen feshedildiğini duyurdu. Türkiye’nin terör örgütü PKK’nın uzantısı olarak nitelendirdiği YPG/SDG unsurları Suriye resmi ordusuna katılırken, bölgedeki tüm sivil ve idari kurumlar da merkezi yönetime devredildi.
KARTLAR YENİDEN DAĞITILDI
Suriye’de kartların yeniden dağıtılmasına yol açan tarihi süreçte, Kürtlerin "Rojava" olarak adlandırdığı bölgedeki özerk idare fiilen ve hukuken sona erdi. Ankara ve Washington hattında memnuniyetle karşılanan bu gelişmeyle birlikte, Suriyeli Kürtlerin yeni hükümetteki rolleri, anayasal güvenceleri ve vatandaşlık haklarına ilişkin müzakere süreci hız kazandı.
BAKAN FİDAN: MEMNUNİYET VERİCİ BİR OLAY
Ankara, kuruluşundan itibaren omurgasını Halk Savunma Birlikleri'nin (YPG) oluşturduğu SDG’yi doğrudan sınır güvenliğine tehdit olarak gördü. 2016-2019 yılları arasında düzenlenen sınır ötesi operasyonlarla örgütün hakimiyetini sınırlandıran Türkiye, Beşar Esad sonrası dönemde de grubun lağvedilmesi ve merkezi hükümete entegrasyonu sürecinde kilit bir rol oynadı. Gelişmeyi değerlendiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, SDG’nin feshini "memnuniyet verici bir olay" olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı: "Şam'da yapılan açıklama metni itibarıyla olumludur ama pratikte de söylendiği gibiyse ziyadesiyle olumludur."
"TÜRKİYE, SURİYE'DE İSTEDİĞİNİ ALDI"
Brookings Enstitüsü Türkiye Projesi Direktörü Aslı Aydıntaşbaş ise "Bence Türkiye, Suriye'de istediğini aldı. Kendi güvenlik kaygılarını gideren yeni bir yapı söz konusu. Bu gelişme Kürtlerin Şam rejimi ile entegrasyonunu teşvik ederek Türkiye'deki süreçle neredeyse paralel giden yeni bir Suriye'nin oluşmasına neden oldu" değerlendirmesinde bulundu. Emekli Başkonsolos Gülru Gezer de KCK çatısı altındaki terör yapılanmalarının bölge genelinde çözülme sürecine girdiğini vurguladı.
BÜNYEDEKİ GÜÇLER SURİYE ORDUSUNA VE İÇİŞLERİNE KATILIYOR
Fesih anlaşması uyarınca, SDG bünyesinde yer alan 5 binden fazla askerin Haseke bölgesinde konuşlu dört Suriye ordusu tugayına entegrasyonu sağlandı. YPG’nin kadın yapılanması Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) ise İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerine katılarak ülkenin kuzeydoğusunda terörle mücadelede görev alması kararlaştırıldı. Siyasi kanatta ise SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’ya danışmanlık yapması, bir diğer önemli Kürt siyasetçi İlham Ahmed’in ise Suriye Parlamentosu’nda milletvekili olarak yer alması üzerinde uzlaşı sağlandı.
TARTIŞMALAR, HAKLAR VE KÜRTÇE EĞİTİM ADIMI
Taraflar arasında sağlanan mutabakat çerçevesinde, Kürtlerin yoğunlukta olduğu bölgelerin "özel yapısının korunması" hedefleniyor. Suriye lideri Ahmed Şara’nın yayımladığı kararname ile Suriyeli Kürtler ülke halkının "asli unsuru" kabul edildi, Nevruz resmi bayram ilan edildi ve Kürtçe "ulusal dil" statüsü kazandı.
Ayrıca Suriye resmi haber ajansı SANA, Kürtçe’nin 2026-2027 eğitim-öğretim yılı itibarıyla okul müfredatına eklenerek haftada 2 saat seçmeli ders olarak okutulacağını bildirdi. Buna karşın Kürt kanadı, Kürtçe'nin seçmeli ders olmasının ötesinde "resmi dil" ve "eğitim dili" olarak anayasada yer alması yönündeki ısrarını sürdürüyor.
Saha uzmanları, Dürzi ve Nusayri bölgelerindeki güvenlik risklerine dikkat çekerek kuzeydoğudaki entegrasyon sürecinin toplumsal ve siyasi boyutlarıyla hassasiyetle yönetilmesi gerektiğinin altını çiziyor.*BBC Arapça'dan Heybar Othman bu habere katkıda bulundu. İlgili haberler






HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.