
Birçok bakan; herkes el pençe divan!
Bir şehir, birçok bakan; herkes el pençe divan! Orhan Bozkurt, köşesine taşıdı...
Erzurum Valiliği’nin önünde çekilmiş bir fotoğraf…
Soğuk bir cephe önünde, sıcak ama suskun yüzler…
Ve öyle bir diziliş ki;
sanki birazdan davul vuracak, zurna inleyecek…
Ama yok.
Bu bir bar değil.
Bu, bir şehrin fotoğrafıdır.

Dadaş bilir “bar” ne demektir…
Omuz omuza durmaktır.
Dimdik kalmaktır.
Baş eğmemektir.
Bugün o duruş nerede?
Soldan sağa dizilmiş isimler:

Abdurrahim Fırat, Mehmet Emin Öz, İbrahim Küçükoğlu, Selami Altınok, Aydın Baruş, Mustafa Çiftçi, Yusuf Tekin, Zafer Tarıkdaroğlu, Fatma Öncü, Ayça Alemdar…
Hepsi orada.
Makam var. Yetki var. Güç var.
Ama bir eksik var:
Ses yok!

Bir şehir düşünün…!
Göç veriyor, gençlerini kaybediyor, sessizliği büyüyor…
Ve sonra aynı şehir, kendi yöneticilerini bir fotoğrafta görüyor.
Kalabalık var…
Ama çözüm yok.
“Herkes el pençe divan…”
Kime?
Neye?
Niçin?
Çünkü Erzurum hâlâ soruyor:
“Bu şehirde herkes var…
Peki bu şehir için kim var?”






HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.