1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Kongre binasıyla ilgili…
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Kongre binasıyla ilgili…

A+A-

Dilek Okuyucu hocanın maksadı neydi, gelişmeler neleri doğurdu?

 

Tamam… Henüz son söz söylenmiş değil.

Dolaysıyla kimse akşamdan sabaha Kongre binasının temellerine dinamit koymayacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı, ortaya çıkan bu rapora ve başka verilere göre neticeyi tayin edecek.

Ortada iki seçenek var:

Kongre binası ya tamamen yıkılıp, yeni baştan aslına uygun olarak yapılacak yahut da güçlendirme yoluna gidilecek.

Buraya kadar süreç, kendisi içerisinde olması gerektiği gibi ilerlemiş.

Ve fakat bir iki soru var ki, sormadan geçersek sanki ihmalkarlık etmiş oluruz.

Bu mesele, ETÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyeleri’nden Doç.Dr. Dilek Okuyucu’un hazırladığı rapor üzerine gündeme geldi.

Daha doğrusu Dilek Hanımefendi ve birlikte çalıştığı arkadaşlarının raporu…

“Altı aylık bir çalışmanın sonucu” şeklinde takdim edilen o rapor ışığında, Kongre binası önce ziyarete kapatıldı.

Kongre binası, ( Malum; Kongre’nin yapıldığı asıl bina bu değil. O bina yangına yenik düştükten sonra bugün ki bina yapılıyor ve buna da yıllar içerisinde birçok kez tadilattan ve restorasyondan geçiyor.) iki katlı taş bir yapıdır. Duvarlarının kalınlığı seksen santimetredir.

Birinci soru şu:

Dilek Hoca ve ekibi altı ay araştırdı ya, binadan karot örnekleri alındı mı?

(Taş duvarlardan karot örneği alınamayacağına göre, hangi tahlil sonucu duvarların depreme dayanıksız olduğu sonucuna varıldı?)

İkinci soru şu:

Yapılan bu altı aylık inceleme çalışmasında, ileri teknolojiden yararlanıldı mı?

Öyle ya, günümüzde artık öyle cihazlar var ki, çıplak gözle elde edilemeyecek neticeyi size santim şaşmadan sunabiliyor.

Üçüncü soru şu:

ETÜ’nün tek başına vardığı bu sonuç, (ihtimal dahilinde) yanılıyor olabilir diye, ikinci ve üçüncü bir teknik üniversiteden de benzer çalışma yapması istendi mi?

Yakından takip ediyorum.

Kaç günden beri kimi art niyetli kimseler, öküzün altında buzağı arayıp duruyor.

Güya sahte bir raporla Kongre binası yok edilmek isteniyormuş. Güya Kongre binasından sonra da, Atatürk Evi benzer bir gerekçeyle yıkılacakmış!

Elbette ki…

Aklı başında kimse, bu hezeyanlara kulak vermez itibar etmez…

Canlılar gibi binaların da bir ömrü vardır.

Canlılar, kendilerine biçilen vadeyi ne uzatabiliyor ne de kısaltabiliyor.

Ama yapılar öyle değil…

İyi bir bakım ve korumayla binalar, asırlar ötesine kendilerini taşıyabiliyor.

Erzurum’da hem ferdi hem de kurumsal planda, çalakalem iş yapmayı pek bi seviyoruz!

Horasan’da halı dokunduğunu biliriz de, eni nedir boyu nicedir bilmeyiz çoğu defa…

“Duvarlarda çatlak gördük. Dolaysıyla binayı hemen boşaltın ve ardından da yıkın gitsin” denilmedi muhakkak ki…

Bu kadar basit değil çünkü…

Bir meselede ne kadar bilgi sahibi olursak olalım hatta yetkin de olabiliriz…

Buna rağmen bir bilene daha sormak aklın ve ilmin gereğidir.

Dilek Okuyucu hocamdan ricam…

Bir bardak suda fırtına koparmanın peşindekilere, istedikleri fırsatı altın tepside sunmamasıdır.

Her ne kadar niyeti asla bu olmasa da…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.