1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Arda BDP’lileri ofsayta düşürdü!
Arda BDP’lileri ofsayta düşürdü!

Arda BDP’lileri ofsayta düşürdü!

BDP’liler, Kazakistan maçı sonrası ‘Golüm tüm halkların şehit olan evlatlarına’ diyen Arda Turan’ı alkışladı. Arda ‘Yanlış anlaşıldım, sözlerim farklı yöne çekiliyor’ açıklaması yaptı

A+A-
Erzurum Güncel- Vatan gazetesinin haberine göre, BDP’nin dünkü kongresinde en renkli görüntülerden biri, milli futbolcu Arda Turan için kopan alkış oldu. ÖDP Genel Başkanı Alper Taş konuk olarak yaptığı konuşmada, yeni bir barış dilinin oluşması gerektiğini belirterek, “Bu barış dilini oluşturanların başında Vanlı Barış Anneleri geliyor. Çukurca’da askerlerin öldürüldüğü yere gidip beyaz tülbentlerini atarak, ‘keşke biz ölseydik’ dediler. Operasyonların durması için sınırda eylem yaparken öldürülen Yıldırım Ayhan kardeşimiz de yeni barış dilini kullananlardan biriydi. Yeni barış dilinin işaretlerini verenlerden biri de Kazakistan’a attığı golü Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bütün halkların şehit olan evlatlarına armağan eden futbolcu kardeşim Arda Turan oldu. Bu cesur çıkışından dolayı Arda kardeşime sağlık ve başarı diliyorum. Kendisine yolun açık olsun diyorum” dedi. Taş’ın, Arda Turan’a ilişkin bu sözleri kongre salonunda büyük alkış aldı. ‘Sözlerimin siyasette kullanılmasına karşıyım’ Milli Futbolcu Arda Turan, Kazakistan maçının ardından yaptığı açıklamaların, yanlış anlaşılmasından ve farklı yönlere çekilmesinden üzüntü duyduğunu bildirdi. Yazılı bir açıklama yapan Arda, “2 Eylül’de oynanan Türkiye-Kazakistan maçı sonrasında yaptığım açıklamaların yanlış anlaşılmasını ve konunun çarpıtılarak farklı yerlere çekilmesini üzüntüyle izliyorum” dedi ve şöyle devam etti: “Ülkemi ve milletimi ne kadar sevdiğim ve milli forma ile sergilediğim futbol ortada. Hatta milli takımda, takımımdan daha iyi oynadığım için eleştirilmiş bir oyuncuyum. Kazanma hırsımı, attığım golden sonra ay-yıldızlı formama aşkımı herkes gördü. Maç sonrası ortamın sıcaklığı ile ülkemde her gün yaşanan ölümlere, gelen şehit haberlerine olan üzüntümü dile getirmek istedim. Beni daha da çok üzen ise açıklamalarımdan kimsenin ölmemesi temennisinin alınmayıp, olayların başka yönlere çekilmesi oldu. Özellikle kendi ailesinden de şehit vermiş, ülkesini seven bir Türk vatandaşı olarak, konu hakkındaki hassasiyetimin doğru anlaşılması gerekir. Şu çok iyi bilinmelidir ki ben futbolcuyum ve işim sahada konuşmak. Temiz duygularla söylediğim şeylerin siyasette kullanılmasına şiddetle karşıyım. Lütfen kimse beni bu tartışmaların içine çekmesin.” Ne demişti? Arda 2-1 kazandığımız Kazakistan maçı sonrası, “Attığım golü Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm halklarının şehit olan evlatlarına armağan ediyorum” demişti. Daha sonra VATAN’a konuşan Arda, sözlerini şöyle açmıştı: “Türkiye’de birçok halk var. Türkiye’de yaşayan bu ülkenin birlik ve bütünlüğünü düşünen herkes için üzülüyorum. Artık bu ölümler bitsin, anneler ağlamasın istiyorum.” ‘Tarihsel kardeşlik’ çıktı ‘Demokratik özerklik’ girdi BDP’nin tüzüğüne ‘Kardeşliğin temeli tarihin derinliklerinde’ yerine ‘Demokratik özerklik’ girdi. Kongrede, hükümete ‘operasyonları durdurması’ ve ‘Öcalan‘la görüşmelere yeniden başlanması’ için çağrıda bulunuldu BDP’nin 2. Olağan Kongresi dün Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda yapıldı. AKP, kongreye davetli olduğu halde temsilci göndermezken ÖDP, EMEP, ESP, EDP gibi sol partilerin dışında CHP Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Zeki Gündüz katıldı. Kongreyi AB Delegasyonu ile ABD, İngiltere, Fransa Rusya, Yunanistan’ın da aralarında olduğu 15 ülkenin büyükelçilik temsilcileri izledi. Kongre divanın bulunduğu kürsünün arkasına Türk Bayrağı ile BDP bayrağı asılırken, tribünlerin önüne sarı kırmızı yeşil flamaların asılması dikkat çekti. Konuşmaların Türkçe ve Kürtçe yapıldığı kongrede Türkçe, Kürtçe, Zazaca ve Süryanice afişler asıldı. Kongrede yapılan seçimde 12 Haziran seçimlerinde bağımsız aday olmak için görevlerinden ayrılan Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak yeniden eşbaşkan oldu. Siyasi Partiler Yasası nedeniyle resmi olarak Genel Başkan Demirtaş oldu. Kongrede yapılan değişiklikle “Kardeşliğin temelinin tarihin derinliklerinde yattığını beyan eder” ifadesi tüzükten çıkartıldı, “Demokratik Özerklik” ifadesi tüzüğe girdi. Önergede değişikliğin gerekçesi, “Tüzüğü partinin demokratik özerklik paradigmasıyla uyumlu hale getirmek” olarak açıklandı. Kongre Divan Başkanı Osman Özçelik, “Kardeşlik kaldırılmıyor. Padişahlar kardeşlerini kesmiş. Böyle duygusal söylemlerle eşitlik olmuyor. Kardeşlik çözümleyici bir kavram değil. Eşit olursak kardeş oluruz. Biz eşitlik istiyoruz. Anayasal eşitlik olursa kardeşlik de olur. Sözde değil, özde kardeşlik istiyoruz” dedi. Kongrede verilen önergenin delegelerin oybirliği ile kabul edilmesiyle hükümete “operasyonları durdurması” ve “Abdullah Öcalan’la görüşmelere yeniden başlanması” için çağrıda bulunulması kararlaştırıldı. ‘Meclis’ten çekilmedik ama koşullar oluşmadı’ BDP’NİN  yeni Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise AKP’yi “taze Ergenekoncu” olarak nitelendirdiği konuşmasında şunları söyledi: TAZE ERGENEKON: BDP kongresinden kareler Foto galeri için tıklayın AKP hükümetinin icraatları, 80 darbesinin ulaşmak istediği politik sonuçları kalıcı hale getirilmesinden başka bir şey değildir. 80 darbesinin ve AKP’nin başaramadığı tek şey, Kürt hareketinin tasfiyesidir. AKP hükümeti yeni bir Ergenekon inşa etmektedir. YAŞ toplantılarındaki oturma düzeninden, 27 Nisan bildirisinin kaldırılmasına, Cumhurbaşkanının tebrikleri kabul etmesinden Başbakanın esip gürlemesine, İsrail’e çekilen restlerden Libya’daki muhaliflere bavullar dolusu para aktarılmasına kadar her şey işte bu yeni ergenekonun inşası ile ilgilidir. KOŞULLAR OLUŞMADI: Yaşamını yitiren askere de, polise de, gerillaya da, sivile de yazıktır. Hepsi de ana baba evladıdır ve bu sorunda onların paylarına düşen şey, maalesef ki bedellerin en ağırdır. Barış konusunda Öcalan ile başlatılan sürecin kaldığı yerden devam etmesi gerekmektedir. Biz parlamentodan çekilmiş değiliz, ancak genel kurul çalışmalarına katılabilmemiz için asgari demokratik siyaset ortamının oluşturulması gerekir. Bugün itibariyle bu koşulların olgunlaştığını görmüyoruz. Bu tavrımızın doğru anlaşılması gerekir. HÜKÜMET KAÇAMAZ: Evet savaş kötüdür, en kötü diyalog seçeneğinden bile daha kötüdür. Ama savaşa karşı tek yol AKP’li olmak veya onun istediği kadar çözüme razı olmak değildir. Ortada kötü de olsa bir diyalog yoktur. Sadece üst perdeden emreden ve sürekli buyuran, hem Kürtleri hem devleti aynı anda temsil ettiğini iddia eden bir hükümet vardır. PKK’yı dağa çıkaran BDP değildir, devletin hatalı politikalarıdır. Ama BDP, devletin bu hatalı politikalarını düzeltmesine yardımcı olarak PKK ’nin dağdan inişini sağlayabilir. Hükümet muhataplıktan kaçamaz. DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ: Samimi barış arayışımıza rağmen bizi tehditle terbiye etmeye çalışanlara hatırlatıyorum, yeryüzünde halen insani değerlerden söz edilebiliyorsa, her toplumda var olan bu direnişçiler sayesindedir. Yoksa sizin gibi tazelere kalsa bu gün artık insanlık yeryüzünde bile olmayabilirdi. Bu nedenle zulme karşı direnmeyelim diye peşinen teslim olmamız için son çağrılarını yapanlara açıkça diyoruz ki, biz BDP olarak şiddetin durması için her koşulda çalışmaya devam edeceğiz, ama şiddetin durması için tek seçenek AKP ’nin önünde diz çökmektir diyorsanız, onu daha çok beklersiniz. BDP’den 8+7 maddelik çözüm önerisi BDP kongresinde Gülten Kışanak’ın okuduğu “Çözüm Protokol Metni”, 8+7 maddeden oluşuyor. İlk 8 maddede yeni Anayasa’ya ilişkin öneriler yer alırken, diğer 7 maddede, “Anayasa inşa sürecinin katılıma açık olması için yapılması gerekenler” olarak sıralanıyor: 1- Tüm kimlikler, dillerin, inançlar, kültürler anayasal güvence altına alınmalı. Üst kimlik olarak hiçbir etnik kimliğe vurgu yapmayan anayasal vatandaşlık esas alınmalı. 2- Anadilde eğitim anayasal hak olarak tanınmalı. 3- Tüm kültürlerin korunması, geliştirilmesi kamusal sorumluluk olarak tanınmalı. 4- Bölgesel düzeyde tanınacak özerkliklerle bölge, il ve belediye meclislerinin yetkileri merkeze oranla artırılmalı. 5- Çalışanların emeğini ve sosyal haklarını koruyabilecekleri örgütlenmelere devlet müdahalesi önlenmeli, grevli toplu sözleşme hakkı tanınmalı. 6- Kadınların sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel yaşama katılımı önündeki engeller kaldırılmalı, kadın hakları anayasada özel bir başlık altında düzenlenmeli. Ayrımcılık insanlığa karşı suç olmalı. 7- Düşünce, örgütlenme ve basın özgürlüğü AB ve BM sözleşmeleri esas alınarak düzenlenmeli. 8- Doğanın korunması, ekolojik dengenin bozulmasını önleyecek tedbirler Anayasa’da olmalı. 9- Seçim barajı kaldırılmalı 10 KCK’dan tutuklu Kürt siyasetçiler ve milletvekilleri serbest bırakılmalı. 11- Hatip Dicle’ nin Meclis’e gelebilmesi için açık bir çözüm iradesi ortaya konulmalı 12- Emek, Demokrasi ve Özgür lük blokunun temsilcilerinin de içinde yer alacağı bir demokratik anayasa komisyonu kurulmalı. AKP bu konudaki tutumuna açıklık getirmeli. 13- Anayasa Komisyonu, STK’lara, sosyal taraflara ve kanaat önderlerine açık olmalı. 14- TBMM ve TBMM dışında çalışabilecek ‘hakikat’ ve ‘adalet’ komisyonları kurulmalı. 15- Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğunu temsilen bir heyetin İmralı ’da yüz yüze görüşme yapması, sonrasında görüşmelerin daha sağlıklı yürütülebilmesi için İmralı sistemine son verilmesi ve kısa vadede ev hapsi, orta vadade ise serbest bırakılması öngörülmelidir. Bengi Yıldız katılmadı -“Demokratik Özerklikle Demokratik Cumhuriyeti Selamlıyoruz” yazılı pankartla ana teması ifade edilen kongre, Canlı kalkan eylemi sırasında öldürülen Van İl Genel Meclisi üyesi Yıldırım Ayhan’a adandı. Bağımsız Milletvekilleri Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk da BDP’li milletvekilleri ile birlikte salona girdi. Şerafettin Elçi, KADEP Genel Başkanı sıfatıyla yer aldı. BDP’nin desteklediği blok adayları olarak seçilen Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü de kongreye katıldı. En büyük alkışı Leyla Zana, Osman Baydemir oldu. -Bodrum’daki tatil görüntüleri nedeniyle partisinin hakkında inceleme başlattığı Batman Milletvekili Bengi Yıldız katılmadı. -Kongrede İstiklal Marşı okunmadı. “Demokrasi mücadelesinde şehit düşenler” için yapılan saygı duruşu sırasında tribünlerde PKK marşı okundu. Bazı gazetecilerin saygı duruşu sırasında ayağa kalkmaması üzerine birkaç partili “basına yuhh” diye bağırdı. -Öcalan’ın kardeşleri Fatma Öcalan, Havva Öcalan ve Mehmet Öcalan da katıldı. Mehmet Öcalan PM’ye girdi. -Açılan bir pankarttaki “Freedom For A. Öcalan, Freedom For Kürdistan” yazısı görüldü. Ağabeyimin yakalanması bir şeyi değiştirmez -Geçtiğimiz haftalarda İran tarafından yakalandığı iddia edilen Murat Karayılan’ın kardeşi Şanlıurfa İl Genel Meclisi üyesi Bozan Karayılan da kogreye katıldı. Karayılan, ağabeyinin yakalandığına ilişkin haberleri üzerine, “Yakalanması hiçbir şeyi değiştirmez. Sonuçta bu hareketin lideri yakalandı da ne oldu?” dedi. Ağabeyini 30 yıldır görmediğini anlatan Karayılan, “Halen bazen soyadım yüzünden bürokraside sorun yaşıyorum. Ama normalleşme ile birlikte artık o baskı da yok” dedi
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.