
Erzurum’u, önce “kurtarıcılardan” kurtarmalıyız…
Erzurum eriyor... Erzurum bitiyor... Birileri Erzurum'u köşelerinde, salonlarda uçuruyor. Yine birileri Erzurum'u kurtarmak için kollarını sıvadı. İşte bu kurtarıcıları yazarımız Mehmet Şener Köşesine taşıdı.
A+A-
Birilerinin, “Daha iyi daha kalkınmış bir Erzurum nasıl olur?” şeklindeki soruya cevap aramasından yahut da bu şehir adına kafa yormasından asla müşteki değiliz.
Bu birileri, ister Erzurum’da yaşıyor olsun isterse başka şehirlerdeki Erzurumlulardan oluşsun…
Şehir adına bir adım atana, şehir adına “Ben ne yapabilirim” diye sorana elbette ki şükran duymaktayız.
Bizim şikayetimiz, Erzurum’u çobansız köy zannedenlerdendir.
Birileri, acayip isimler altında neredeyse saatte bir dernek kurarak, “Erzurum’u kurtarmak için yola çıktık” diyorlar!
Akla ziyan açıklamalarını en iri puntolarla kamuoyuna açıklıyorlar.
Yüzde doksan dokuzu ya daha önce söylenmiş sözler ya da akla ziyan öneriler.
Bir zamanlar FETÖ’cüler bu yolu izlerdi…
Endişem şudur:
FETÖ acaba yeni bir oyun mu kurgulamak istiyor?
Öyle bir noktaya geldik ki…
Erzurum’u “kurtarmak” için yola çıkanların sayısı, Erzurum’da yaşayan halkın sayısına ulaştı!
Yani her bir kişiye bir kurtarıcı!
Bilmiyorum.
Birileri mi bu maskaralığı planlıyor yoksa kendiliğinden gelişen bir salgın mı?
Nerede dipte köşede kalmış siyaset heveslisi varsa tekmili birden sahnede…
Nerede parasına güvenerek ailesine asalet devşirmeye kalkanlar varsa meydanlarda…
Nerede Erzurum’u sahipsiz bağ olarak gören çakallar varsa bostan evleğinde…
Hepsinin de müşterek yanları, “Erzurum’u kurtarmak!”
Halbuki Erzurum, bu temcit pilavını daha önce o kadar çok sofrasında gördü ki alayına karnı toktur.
Birileri, tıpkı şairin dediği noktada:
“Himmete muhtaç dede kaldı ki başkasına himmet ede.”
“Mevcut dernekler, vakıflar mademki Erzurum’u kurtaramadı, şu halde görev bize düşüyor” anlayışına sahip birileri bu son zamanda Erzurum’u sirke çevirdi.
Bize sürekli, “Siz cambaza bakın” diyerek, hokkabazlığını bir tık ileri taşıyor!
“Bul karayı al parayı” diyenler, galiba devletin ali katlarından öyle fonlar bulmuş olmalılar ki, nakit harcamada asla cimrilik etmiyorlar!
Üzgünüm ama ne yazık ki…
Şehrin bulvarları, kendini akıllı şehrin halkını da kör ve sersem zanneden zavallılar tarafından kuşatılmış durumda…
Beş yıldızlı otellerde görkemli törenler, pahalı hediyelerin dağıtıldığı saçma sapan toplantılar…
Erzurum basınına ve halkına maraba muamelesi çekmek…
Sloganları çok cilalı:
“Erzurum’u kurtarmaya geldik!”
Zatların her biri birbirinden Fatih, her biri birbirine tur bindirecek kadar hızlı!
En acı vereni ise şu:
Devletin en yüksek makamlarındaki kişilerin, bu ucuz komedyaya alet olmasıdır.
Erzurum, “Ben kurtarıcıyım” diyenlerin bitpazarına döndü.
İkinci eller şimdi kendi aralarında rekabet ediyor.
Kurtarıcılıkta Erzurum’da öyle bir enflasyon oluştu ki, ambalajı içindekinden pahalı hale geldi.
Oysa o birileri, bir kez olsun dönüp tarihe bakmış olsalardı göreceklerdi ki, tarihin çöplüğü “Ben kurtarıcıyım” diyenlerle dolu…
Erzurum, “kurtarıcı” enkazına dönüştü. Bence en az büyük bir deprem kadar tehlikeli…
Çünkü onlara, niyedir bilinmez alkış tutan devlet erkanı var!
Bir de şehrin sosyal yapısıyla oynamak isteyen zirzoplar var ki, onlar zaten birer adli vaka aslında…
AK Parti ve MHP’yi de hafife alıyorlar.
Kendilerini inandırmışlar bir şekilde:
Biz bu maskaralığın karşılığında vekil adayı ediliriz.
Ham bir hayal halbuki…
Efendiler…
Hakikaten çok yorulduk bu anlamsız şarlatanlıklardan…
Artık çekilin de işimize bakalım.
Erzurum’un mizaha değil, izaha muhtaç sorunları var.
Düşün yakamızdan…
Batarsak da çıkarsak da biz bize yeteriz.
Sizler önce kendinizi kurtarın.
Önceki ve Sonraki Haberler





HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.