1. HABERLER

  2. KÜLTÜR/SANAT//MAĞAZİN

  3. Tarihi Canlandırmak İçin Yürüyor!
Tarihi Canlandırmak İçin Yürüyor!

Tarihi Canlandırmak İçin Yürüyor!

1915-1918 yıllarındaki Erzurum’da yaşanan olayları roman belgesel tarzında hazırlayarak Yanık Dere kitabını okuyucusuyla buluşturan yazar Mehmet Dağıstanlı, o dönemde yaşanan sıkıntılara dikkat çekmek için Erzurum Yanık Dere Şehitliği'nden Erzincan’a kada

A+A-

Erzurum Güncel- 1915-1918 yıllarındaki Erzurum’da yaşanan olayları roman belgesel tarzında hazırlayarak Yanık Dere kitabını okuyucusuyla buluşturan yazar Mehmet Dağıstanlı, o dönemde yaşanan sıkıntılara dikkat çekmek için Erzurum Yanık Dere Şehitliği'nden Erzincan’a kadar bir yürüyüş gerçekleştirecek. Yanık Dere Şehitliği'nde yürüyüşün amacını açıklayan Erzurumlu yazar Dağıstanlı, “1915-1918 yıllarında Türk-Rus-Ermeni olayları sırasında göç etmek zorunda kalan Erzurumluların çektikleri sıkıntıları dünyaya duyurmak, işgal yıllarında adları unutulmuş Erzurumlu direnişçilerin yaşadıkları çileleri, Kara Fatmaların, Nene Hatunların acılarını paylaşmak için ve ayrıca Tehcir sırasında binbir zorluk çeken Ermeni halkı adına yürüyüş yapacağım. Bu yürüyüş temsili bir yürüyüş olacak” dedi. Dünya kamuoyunun Türklerin zalim yapmadığına dikkat çekmek için çıkardığı kitapla ilgili konuşan Dağıstanlı, “Yanık Dere, Erzurum’un doğusunda Aziziye Tabyaları’nın batısında, Tabya ile şehir arasında Palandöken Dağları’ndan süzülerek akan suyu şehre getiren ince, sıradan bir dereydi. Benim çocukluğumun geçtiği yerlere yakındı burası. İlkokul yıllarında sevgili öğretmenlerim bizi derenin bulunduğu yere götürüp 'İşte burası Yanık Dere’dir' dediler. Anlattılar neden Yanık Dere olduğunu; ama biz bir şey anlamadık o yıllar. Fakat içimde, hafızamda hep bir yanık dere kalmıştı ne olduğunu tam bilmeden. Hafızamda bir de Mahallebaşı semtinde ‘Fransız Hastahanesi’ kalmıştı. O da ilkokulu okuduğum Mahallebaşı’nda hemen okulumuzun karşısındaydı. Üç katlı, yıkık, yer yer yanık izleri olan ve sadece duvarları ayakta kalan harabe, taş bir bina. Sonra nenemin kardeşinin Ermeni askerlerince sandıkta süngülenişi anlatılırdı çocukluğumda. Çocukluğumda o eve her gidişimde o sandığı görürdüm. Sonra duyduklarım ve okuduklarım: on bir kişinin idamı, Gürcükapısı’nda Seyidov ve Belediye Başkanının katledilmesi, Ezirmikliler; evlere, odalara, ahırlara doldurularak katledilen insanlar. Bütün bunlar beni tekrar Yanık Dere’ye götürdü. Ermeni askerlerin türlü bahanelerle şehirden topladıkları Erzurumluları bu dereye götürüp kurşunladıklarını, kimilerini sırt sırta bağlayıp kurşunla ya da süngüyle öldürdüklerini, bununla da yetinmeyip üzerlerine gaz dökerek yaktıklarını, dereden günlerce su yerine kanın aktığını tespit ettim onlarca eser ve anılar arasından. Yanık Dere, Erzurum için çok önemli yermiş meğerse. Bunu çok geç anladık; ama iş işten geçti artık. Sonra bir şey daha öğrendim içimi sızlatan: Tehcir sırasında Erzurum’dan yola çıkan Ermenilerin yollarda ölüme gidişleri” diye konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.